Sayfama hoşgeldiniz / Welcome to my blog

Her şey müzikle başladı / All started with music

www.mircan.net


Afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2011 Perşembe

SUÇLU ZEVKLER

Suçlu muyum?  Alışveriş yaptım.

Her şeyi seviyorum ya, mağaza gezmeyi de seviyorum. Kendime uygun şeyler bakmayı, param olduğunda almayı, farklı giyinmeyi, iyi giyinmeyi, kendi kreasyonumu oluşturmayı...
 Hele fiyatların iyice dibe vurduğu ucuzluk zamanlarında, sezonda beğenip te almadığım şeyleri bulur ve yüzde yetmiş daha ucuza alırsam bayağı seviniyorum. İtiraf etmeliyim, zaman içinde, her daim düzgün giyinmeyi gerektiren bir yaşam biçimine sahip olmamla ilgili olarak zenginleşen gradrobum nedeniyle kazandığım toklukla artık “şu parçaya hemen şimdi sahip olmalıyım” gibi bir aceleciliğim veya hırsım kalmadı. “Beklesin  bakalım” diyebiliyorum. 


Harrods'ın çayları

Süsleniyorum, öyleyse kadınım

Bu ellerle nasıl iş yapılır? Bu eller seyredilir.
 Bir amaç veya hırsa dönüşmediği sürece bütçeye uygun alış veriş yapmak, birkaç parça yeni şey almak, hayatlarımıza renk katar. Bende hep böyle olur. İnsanoğlunun yarattığı her şey bende heyecan uyandırıyor. Kumaşı ve tasarımıyla özel bir giysi benim için sanat eseridir. İnsanı özel kılan, her türlü kötülüğünü tahammül edilir ve affedilir kılan şey onun yaratma becerisi bana göre.  Her toplumun, her kültürün kendine özgü bir yaratma, üretme ve üretilenleri alıcılarına sunma sistemi var. Mağazalarda veya Pazar yerlerinde, fark etmez. Nerede olduğu farketmez. Padova’nın tarihi meydanlarından birine kurulan yerel pazara Alpler’den gelen bir masif kesme tahtası bana nasıl heyecan veriyorsa, alışveriş merkezlerinden birinde gördüğüm ham keten etek veya başka bir şey de  başka türlü bir heyecan verebilir.Eminim, her insanın, bu bağlamda heyecan duyduğu şeyler farklıdır. Ayder Yaylası yolu üzerindeki küçük dükkanlarda satılan hemşin patikleri veya orman sarmaşığından yapılma yöreye özel sepetler veya kestane ağacı kabuğundan örme zembil bana nasıl heyecan veriyorsa, veya fırtına deresine bakan bir balkonda çay içmek bana nasıl mutluluk veriyorsa, Harrods mağazasında, askılarda salınan Missoni elbiseler veya bir birinden güzel kutularla raflarda alıcısını bekleyen çaylar ve çay aksesuarları da başka türlü heyecan veriyor. Heves denen şey böyle bir şey. Satın almak üstüne kurulu bir heves değil ama yaratılanları görmek, bakmak, izlemek, heyecan duymak, değerlendirmek Bütün bunlar insanoğlunun en güzel yüzünü temsil ediyor: Yaratmak.
Peynir en güzel ağaçta servis edilir.

Bir zamanlar, plastik torbaların bulunmadığı eski zamanlar zembillerin içinde saklı. O zamanları şimdi duvarlarımıza asıp iç çekiyoruz.